BAŞKAN DEMİREL'DEN SERT TEPKİ: “KENDİ BASTIĞI İMZANIN SUÇUNU HAKEM HEYETİNE ATANLARA CEVAP: SENDİKACILIK MASADA SONUÇ ALMAKTIR!”
TÜİK’in Eylül ayı enflasyon verilerine karşılık Memur-Sen’in yaptığı basın açıklamasına Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Demirel’den sert bir tepki geldi.
HABER MERKEZİ - Demirel, yetkili konfederasyonun izlediği iki yüzlü politikayı sert bir dille eleştirdi.
Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Mehmet Demirel, yetkili konfederasyonun masadaki pasif tutumu ile sahadaki şovları arasındaki çelişkiye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandım:
“Toplu sözleşme masasına yetkili sendika olarak oturanlar, hükümetin teklifine karşı hiçbir dirayet göstermemiştir. Memur-Sen toplu sözleşme masasına koşar adım gidip imza atarken, sokakta muhalefet eder gibi görünüyor. Masada hak arayamayıp teslim olanların, ardından sokakta muhalefet sendikası gibi şikâyet etmesi tam anlamıyla bir tiyatrodur, trajikomiktir. Basın bülteniyle, bina önü şovlarıyla sendikacılık yapılmaz; sendikacılık masada sonuç almaktır!”
Her enflasyon açıklaması sonrası Maliye Bakanlığı ve TÜİK önünde yaşanan tiyatroyu deşifre eden Demirel, sorumluluktan kaçan anlayışı eleştirerek şunları kaydetti:
“Memur-Sen marifeti ve manipülasyonu ile, 2026-2027 yıllarında memurun almış olduğu komik zammın faturasını kendine değil, Hakem Heyeti üyelerine kesti. Tabi 'Memura saldırmak, suçlamak kolay' diyerek kendi başarısızlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Hakem Kurulu’nun yapısını ve oradan ne karar çıkacağını herkes gibi onlar da çok iyi biliyordu. Süreci göz göre göre buraya devredip ardından kamuoyuna mağduriyet rolü oynamak tam bir akıl tutulmasıdır.”
PEKİ BU KAVGADA KİM KAZANIYOR, KİM KAYBEDİYOR?
Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Mehmet Demirel, her ay tekrarlanan bu kısır döngünün bilançosunu çıkararak kazanan ve kaybeden tarafları net ifadelerle ortaya koydu:
KAZANANLAR:
Sarı Sendika Bürokrasisi: Toplu sözleşme masasında sıfır çeken ancak her enflasyon sonrası 'protesto' şovu yaparak koltuklarını koruyan, aidat çarkını döndüren sözde yetkili yapılar.
Piyasa ve Rant Sahipleri: Enflasyon farkının geç ve eksik verilmesini fırsat bilip gıda, kira ve temel ihtiyaç maddelerine anında zam yapan kâr odakları.
KAYBEDENLER:
Memur ve Emekli: Masadaki imzanın bedelini çarşıda-pazarda cüzdanıyla ödeyen, her ay alım gücü biraz daha eriyen 5 milyonu aşkın kamu görevlisi ve emekli!
Sendikal Güven: Masada etkisiz kalan yapılar yüzünden memurun hak arama mücadelesine ve sendikalara olan inancı!
Okulların açılması, doğalgaz zamları ve fahiş kiralar karşısında sabit gelirlilerin tükenme noktasına geldiğini belirten Demirel, çözüm için gerçek refah payı, seyyanen zam, enflasyon farkının aylık ödenmesi ve gelir vergisi diliminin %15’e sabitlenmesi gerektiğini vurguladı.
Demirel açıklamasını şu sert uyarıyla tamamladı:
“Kamu çalışanları kendilerini masada satanları da, sahada kameralara oynayanları da çok iyi görüyor. Memur-Sen toplu sözleşme sürecinde kuzu kesilirken, almış olduğu komik zammın ardından suçu Hakem Heyeti üyelerine atarak aslan kesiliyor!.. Bu sahte kahramanlıkları ve günü kurtarma açıklamalarını artık kimse yutmuyor. Kamu çalışanlarının hakkı, masada teslim edilip sokakta tiyatro oynayarak aranamaz; gerçek çözüm kalıcı ve somut adımlarla masada sonuç almaktır.”
Her defasında gündemde taban aylık düşüklüğünü ifade ediyorum. Sorun memur ve memur emeklisinin; çözümü ise taban aylık oranlarının günümüz koşullarına göre revize edilmesidir.
İlgili Haberler
Özel Haber
Özel Haber
Yorumlar (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.